|
|
| |
Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)
|
| |
|
|
| |
|
|
| |
Böğürtlenli Kurabiye
 Portakalı yıkayıp kuruladıktan sonra kabuğunu rendeleyin. Margarini toz şeker, tuz, bir miktar portakal kabuğu, yumurta, un, kabartma tozu ve badem ile karıştırıp yoğurun. devamını oku...
|
|
| |
| Çocuklarımıza verdiğimiz zehirli terbiye |
| |
Haber Etiketleri
Samsun çocuk terbiye
|
|
08.08.2010 Anne babaların birçoğu çocukları ile olan iletişimde genellikle onları dinlediklerini söylerler.
Ancak çocukları kendilerine bir sorunla geldiği zaman hemen söze karışıp sorunlarına çözüm bulma yolunu seçerler. Tabi ki her zaman olduğu gibi çocuk daha konuşmaya başlamadan susturulur. Ve anne baba onlar adına konuşmaya ve karar vermeye devam eder.
Mesela çocuk, "anne bugün okula gitmek istemiyorum" diyerek konuşmasına henüz başlarken, anne sözünü keserek "bak oğlum okula gitmezsen derslerinden geri kalırsın" ya da "yoksa yine arkadaşını mı dövdün?" derse, çocuğa sorununu açıklama fırsatı vermemiş olur. Anne ve babanın bu davranışı çocuğun susmasına, duygu, düşünce ve sorunlarını anlatamamasına, konuyu değiştirmesine ya da önemsenmediği fikrine kapılarak küsmesine neden olabilir.
1) Emir vermeyiniz
Çocuğa sürekli, "odanı sen toplayacaksın, kardeşine sen bakacaksın, doğru odana gideceksin, gürültüyü kes." diyenlerin hiçbiri bu sözlerin kendisine söylenmesini istemez doğal olarak. Böyle bir yanlış terbiye ya da "zehirli terbiye" çocuk üzerinde bir direnç meydana getirebilir. Söylenilenlerin tersini denemeye devam edebilir. Çocuğun asi olup isyankâr davranışlar içine girmesine ya da olaylar karşısında anne babasına misilleme yapmasına neden olabilir. En kötüsü ve acısı da çocuğun anne babasına düşmanca duygular beslemesine neden olur ki, asıl kırılma burada başlar.
Diyoruz ki; "Nasihat kar gibidir. Ne kadar yumuşak yağarsa, yerde o kadar tutar ve zihinde o kadar yer eder." (Coleridge)
Yapılan araştırmalar beynin "ma, me" ekini almadığını gösterir. Beyin "ma, me" ekini algılayamaz. Onun için anne ve babalar çocuklarına "yapma, giyme, sevme, gitme, bakma" dedikçe aslında onların beyinlerine "yap, giy, sev, git, bak" emrini vermektedir.
Maalesef, onlar farkında değildirler. Onun için anne babalardan ricamız, çocuklarınıza emir vermeyiniz. Onlardan güzellikle ve kibarlıkla rica ederek isteyiniz ve yönlendiriniz. Hz Ali (ra): "Kaba insanın elinden hayat suyu olsa içmem" der...
2) Tehdit etmeyiniz
Sizin büyük ve güçlü olmanız her zaman haklı olduğunuz anlamına gelmez. Unutmayınız ki, zulüm ile abad olanın ahreti berbat olur.
Bazen anne babalar, "gelirsem ağzını burnunu kırarım, seni parçalarım, beni oraya getirme, seni öldürürüm" gibi sözler sarf ederler. Hâlbuki bunları söylerken daha doğrusu içlerindeki zehri çocuklarına akıtırken çocuklarının geleceğini dinamitlemektedirler.
Farkında olmadan güç unsurunu kullanmakta ve ilerleyen zamanlarda çocuğun da aynı yanlışlarla büyümesine neden olmaktadırlar.
"Televizyonun sesini kısmazsan pişman olursun, çekmeceleri dağıtırsan dayağı yersin, tabağındaki yemeği bitireceksin, bitirmezsen tokadı yersin, dayak yemek istemiyorsan onu yapmazsın, hemen susmazsan dışarı atarım" gibi bitip tükenmeyen örnekler ve zehirlerle çocuklar, kendilerini baskı altında hissederler.
Yanlış davranışlar çocuklar üzerine nasıl etkiler oluşturur?
Öncelikle korku ve boyun eğme meydana getirebilir.
Söylenilenlerin gerçekten yapılıp yapılmayacağını denemesine yol açabilir. Çocuğun anne babasına ya da topluma karşı gücenmesine, kızmasına ya da isyankâr davranışlar içine girmesine neden olabilir.
Anne babalara soruyoruz, eşiniz sizi sürekli tehdit etse, gözdağı verse ve suçlasa ne yapardınız? Eminim içinizden şu an neler söylüyorsunuzdur. Çünkü aklınıza bile gelmesi size rahatsızlık veriyor. Efendimiz buyuruyor: "Mümin kendisine yapılmasını istemediğini bir şeyi başkasına yapmaz."
Onları dünyaya getirmiş olmamız, onlara zulmedebileceğimiz anlamına gelmez. Lütfen, anne babalardan rica ediyoruz, çocuklarınıza böyle bir terbiye vermeye kalkışmayınız.
Kaynak : seymes |
|
| |
| |
| |
|
|
| |
|
|
| |
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmalısınız.
Giriş için tıklayınız.
Eğer E-Samsun.Com üyesi değilseniz tıklayınız.
|
| |
| |
|
|
| |
| |
|
|
|
|